RADYO DİNLE BOLVADİN RADYO DİNLE BOLVADİN
Dinar’da Antik Tiyatro İçin Kazı Çalışmaları Başlıyor - bolvandinhaberal

Dinar’da Antik Tiyatro İçin Kazı Çalışmaları Başlıyor

Kelainai/Apameia antik kenti Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde kurulmuştur. Ancak arkeolojik kanıtlar ve yazılı belgeler dikkate alındığında, kentin territoryumunun (egemenlik sahası) Dinar merkezli Evciler, Başmakçı, Dazkırı ve Kızılören ilçelerine yayılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Antik Dönem’de iyi bilinen Maiandros ve Marsyas nehirlerinin kaynaklarında kurulan kent, Küçükasya’nın en büyük ve en zengin ticaret merkezlerinden biri olmuştur.

Kelainai/Apameia antik kenti doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ana yolların kavşak noktasında kurulduğundan zamanla ekonomik ve stratejik açıdan büyük bir önem kazanmıştır. Antik Dönem’de yapılan askeri seferler genellikle tüccarların kullandığı yol güzargahlarını takip ediyordu. İaşenin, konaklamanın, yük hayvanlarının ve bunların araç-gereçleri ile diğer başkaca ihtiyaçların kolaylıkla temin edilebileceği kentler bu yol güzargahları üzerinde bulunuyordu.

Bu nedenle neredeyse tüm askeri seferler Kelainai/Apameia’dan geçmiştir. 
Pers Kralı Kserkses MÖ yak. 481 yılında Hellenler üzerine yaptığı sefer ve bu sefer sonrası dönüş yolunda Kelainai’da konaklamıştır. Kserkses, savaşta yenilip Hellas’tan dönerken, dönüş yolunda tekrar Kelainai’a uğramış burada Kelainai kalesini ve saraylarını yaptırmıştır.

Yine Pers krallarından genç Kyros MÖ yak. 401 yılında yaklaşık 13.000 askeriyle birlikte Kelainai’da 30 gün kalmıştır. O’da Maiandros’un kaynakları yakınında bir saray ve avlanmak istediğinde kullanmak üzere paradeisos denilen vahşi hayvanlarla dolu bir park yaptırmıştır.

Büyük İskender de Perslere karşı yaptığı seferinde askerleriyle birlikte burada 10 gün kalmış, komutanlarından Philippos oğlu Antigonos’u Phrygia’nın satrabı olarak atayıp Kelainai’dan Gordion’a doğru yola çıkmıştır.   
Seleukos Hanedanından Antiokhos Soter’in (MÖ 281-261) krallığının bir dönemine kadar kent, Kelainai olarak adlandırılmıştır. Antiokhos Soter, kenti bulunduğu yerden çok da uzakta olmayacak bir yere taşımış ve yeniden tesis ettiği kente annesi Apama’nın ismine izafeten Apameia adını vermiştir. Kent bu tarihten (MÖ 281-261) itibaren Apameia olarak anılmıştır. Antik Dönem yazarları tarafından Kelainai ismi kullanılmaya devam etse de resmi belgelerde artık bu adı kullanılmamıştır.

III. Antiokhos (MÖ 223-187) ile oğlu IV. Seleukos (MÖ 187-175), Roma, Pergamon ve Rhodos ittifakına karşı MÖ 190 yılında yaptığı Magnesia savaşı öncesi ve sonrası belgelenebilir bir şekilde krallığını Apameia’dan yönetmiştir.

MÖ 188 yılında Seleukos Hanedanlarından III. Antiokhos ile Roma Cumhuriyeti arasında Eskiçağ Tarihi’nin en önemli antlaşmalarından biri olarak bilinen ve kentin adıyla anılan Apameia Barışı burada yapılmıştır. 
MÖ 88 yılında kente Pontos Kralı Mithridates gelmiştir. 

Antik dünyanın en önemli yazarlarından Strabon, Apameia’nın Roma İmparatorluk Dönemi’nde Ephesos’tan sonra Anadolu’nun en büyük ikinci ticaret merkezi olduğunu ifade etmektedir.

Sandık, kutu anlamına gelen Kibotos kelimesi de ilk kez Apemeia’ya eklenmiş haliyle Strabon tarafından telaffuz edilmiştir. 

Apameia kenti Roma İmparatorluk Dönemi’nde büyüklüğünden ve öneminden bir şey kaybetmemiştir. Bu dönemde o zamanki bağlı olduğu eyaletin bir conventus (mahkeme) merkezidir. Bu mahkeme merkezleri farklı uğraşları olan pek çok insanı kendine çekmiştir. 

Apameia aynı zamanda Roma yardımcı birliklerin (auxilia) önemli bir askeri üssü olmuştur. Septimius Severus’un Part seferine katılan I. Italica ve XI. Claudia lejyonunun askerleri tarafından Apameia’nın su kaynaklarının bulunduğu Aulutrene’de (günümüzde Eldere olarak bilinen yerde) bir castellum kurulmuştur.  

Antik Dönem’in en iyi bilinen iki nehri Maiandros ve Marsyas buradan doğuyordu. Kent, Antik Dönem yazarlarının çoğu tarafından mitolojik bir kahraman olarak bahsedilen Marsyas’ın memleketidir. O, tek ağızlı çift gövdeli aulos denilen flütü öyle güzel çalıyordu ki güzel sanatların tanrısı Apollon’la burada dünyanın ilk müzik yarışmasını yapmıştır.

Kentin lokalizasyonu ile ilgili ilk araştırmalar 19. yy.’ın ilk yarısında başlar. Bu dönemin ikinci yarısında Ramsay kapsamlı bir çalışma yapmıştır. Arkeolojik buluntular ise ilk zamanlar inşaat ve kaçak kazılardan ele geçmiştir. Akhamenid (Pers) Dönemi’nden sigloi diye adlandırılan büyük miktarda ele geçen gümüş sikkelerin yanında Seyyid Ahmet Çeliktaş tarafından bulunan ve bugün Afyonkarahisar Müzesi’nde korunan Geç Hellenistik Çağ’ın en büyük hazinesi olarak bilinen 6000 (56.5 kg.) bakır sikke Dinar’da bulunmuştur.

Kent Eskiçağ Tarihi’nde önemli olaylara tanıklık etmesine karşın kentten yüzeyde geriye kalan, stadion’un altı oturma sırası, tiyatronun skene binasının temelleri ile çanağı ve bugün modern kentin neredeyse tüm caddelerine yayılmış mimari ögeleridir. Bunlardan başka yüzeyde pek bir şey göze çarpmaz. Bunun nedeni bir deprem kuşağı üzerinde kurulan kentin sıkça şiddetli yer sarsıntıları sebebiyle harap olmasıdır. Buna, bugün Üçlerce ve Toptepe diye adlandırılan tepelerden antik kentin üzerine akan hem alüvyonal toprağın hem de modern yerleşimin altında kalması da sayılabilir.

Günümüze kadar antik kentte yapılan ilk arkeolojik kazı 1986-1989 tarihleri arasında Afyonkarahisar Müzesi Müdürü Ahmet Topbaş başkanlığında yapılan tiyatro kurtarma kazısıdır.

2008-2010 yılları arasında ise Afyonkarahisar Müze Müdür Mevlüt Üyümez başkanlığında bir ekip tarafından Kelainai/Apameia Kibotos Projesi kapsamında kentte yüzey araştırmaları yapılmıştır.

2017 yılından itibaren kentin akropolisi konumundaki Üçlerce Tepe üzerinde yer alan antik tiyatroda kurtarma kazılarıyla temizlik çalışmaları tekrar başlamıştır.

Afyonkarahisar Müze Müze Müdürü Mevlüt Üyümez başkanlığında, Afyon Kocatepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün bilimsel desteğiyle yürütülen kurtarma kazısı projesi kapsamında, antik tiyatronun, sahne binası ile oturma basamaklarının yer aldığı cavea bölümü ortaya çıkarılmaktadır. Tiyatro kazılarında hedeflenen en önemli amaç, kazısı tamamlandıktan sonra yıkılan bölümlerinin bilimsel kriterlere göre restore ederek ayağa kaldırılmasıdır.

Kelainai-Apameia antik kentinde ve territoryumunda (egemenlik sahası) 2019 yılından itibaren Afyon Kocatepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bilgin başkanlığında, farklı disiplinlerden üniversite üyelerinin yer aldığı, “Kelainai- Apameia Antik Kenti ve Çevresi Yüzey Araştırması” başlıklı yüzey araştırması başlatılmıştır. Araştırmalar kapsamında, antik kent ile egemenlik sahasında bulunan arkeolojik kalıntılar tespit edilerek, bilimsel kriterlere göre kayıt altına alınmaktadır. Böylece, ileride yapılması planlanan daha uzun soluklu kazılar için bilimsel bir alt yapı oluşturulmaktadır. 

Ayrıca antik kentin ve Dinar’ın tanıtımı için araştırmalar ve kurtarma kazıları kapsamında tanıtım için el broşürü ve tanıtım kitapçığı projesine başlanmıştır.

Yine yüzey araştırmalarının ilk iki yılının sonuçlarının yer alacağı bir araştırma bandı (Kelainai-Apameia Çalışmaları / Kelainai-Apameia  ve Çevresi Yüzey Araştırmaları başlıkla çalışma) çalışması devam etmektedir.

https://yedi24ilan.com/uploads/yeni_logo_2.jpg
Etiketler

admin

Bolvandinhaberal.com Sitesinin Herhangi Bir Kurum Yada Kişilerle Bağlantısı Yoktur.Sitenin Tüm Hakları,Bu İşe Sosyal Sorumluluk Düşüncesiyle Başlayan ve Bu Şekilde Faaliyetlerine Devam Eden,Site Sahibi,Yazarı ve Yöneticisi ”Mustafa GÖBEŞ”e aittir. WATSAP HATTI = 0555 090 93 03